Alerjik Rinitte Güncel Yaklaşımlar

Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte alerji hastalıklarının görülme sıklığı da artış gösteriyor. Mart ve Nisan aylarında havaların ısınmasıyla birlikte artan ‘Alerjik Rinit’, toplumun yüzde 20’sinde görülüyor ve insanların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebiliyor. İbrahim Etem-Menarini, bu kapsamda Türkiye genelinde “Alerjik Rinitte Güncel Yaklaşımlar” toplantıları ile 1.000 aile hekimini bilgilendirmeyi amaçlıyor. İbrahim Etem- Menarini sponsorluğunda düzenlenen toplantının İstanbul etabı, 100’e yakın aile hekiminin katılımı ile gerçekleştirildi.

Alerji mevsimine girdiğimiz şu günlerde pek çok kişi burunda tıkanıklık, hapşırma, akıntı, göz yaşarması, gözde ve boğazda kaşıntı gibi şikayetlerle hekimlere başvuruyor. 100 yılı aşkın süredir, insan için değer misyonuyla birçok alanda tedaviler sunan Türkiye’nin ilk ve köklü ilaç firması İbrahim Etem-Menarini, 2018 yılında alerji alanındaki çalışmalarını arttırarak, Türkiye genelinde güncel yaklaşımların sunulduğu toplantılar gerçekleştirmeye başladı. Bilastin etken maddeli yeni nesil antihistaminik ürününün lansmanı için birçok ilde eğitim toplantıları düzenleyen İbrahim Etem-Menarini, alerji mevsiminin başlamasıyla birlikte ise alerjik rinit hastalığı konusunda aile hekimlerinin önemli bilgiler edinmesini sağladı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Cenk Ecevit, İbrahim Etem-Menarini sponsorluğunda gerçekleşen eğitim toplantısında, hekimlere alerjik rinitte güncel yaklaşımlar hakkında önemli bilgiler verdi. Toplantıda, alerjik rinitin kalıtımsal, mevsimsel, tetikleyici faktörler sebebiyle gelişebileceğinden bahseden Ecevit, rahatsızlığın teşhis yöntemleri ve tedavi uygulamaları hakkında da önemli bilgiler paylaştı.

Köy Çocuklarında Daha Az Alerji Görülüyor

Toplumda sık görülen alerjik rahatsızlıklardan biri olan alerjik rinitin genetik geçiş özelliğine sahip bir hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Cenk Ecevit, ebeveynlerin birinde alerji olması durumunda, çocuklarında alerji görülme şansının yüzde 50 olduğunu belirtti. En önemli faktörlerden bazılarının ise kentsel yaşam, klimalı ve kapalı ortamlar olduğunu da vurgulayan Ecevit, “Çocuklarda kaşıntı, hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklık gibi tipik yakınmalara ek olarak nadir olarak burun kanaması ve halsizliğin de alerjik rinit belirtilerinden biri olarak değerlendirilebilir” dedi. Alerjik rinitin her yaşta ortaya çıkabilen bir durum olmasına rağmen, ilk belirtilerin çoğunlukla çocukluk ve gençlik döneminde gözlendiğini söyleyen Ecevit, “Alerjik riniti olan kişilerde astım, alerjik konjonktivit, egzama gibi diğer alerjik hastalıkların görülme riskinin daha fazla olduğu biliniyor. Alerjik riniti olan hastaların üçte birinde, astım gelişebiliyor” bilgilendirmesinde bulundu.

Mart Ayı Çim Poleni Mevsimi

Özellikle Mart, Nisan ve Mayıs aylarının polen mevsimi olduğunu belirten Ecevit, Mart ayında yoğun bir Çim Poleni ve buna bağlı şikayetlerin geliştiğinden bahsetti. Ecevit, “Bu belirtiler burun tıkanması, peş peşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması olmakla birlikte, koku hassasiyeti ve tat alamama gibi şikayetlerle de görülebiliyor” dedi.

Soğuk havalar sonrasında başlayan polenler sebebiyle orta ve şiddetli etkilenmeleri olan hastalarda tedaviye başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. M. Cenk Ecevit, alerjik rinit tanısı için klinik muayenenin ve alerji testinin tedaviye başlamak için uyumlu olması gerektiğini de belirtti.

İstanbul Ev Tozu Akarı için Biçilmiş Kaftan

 Alerjik Rinit’ten korunmak için; ev tozu akarlarından, yoğun deterjan, nemli ortam, tüylü giyecek, kedi ve köpek tüylerinden, sigara dumanı ve parfüm kokusundan da uzak durmanın gerektiğini belirten Ecevit, “Ev tozu akarları en çok yataklarda ve koltuklarda bulunuyor. Ayrıca daha çok sağlık çalışanlarında olmak üzere lateks duyarlılığı olabilir. Bu nedenle de bu kişilerin lateks içermeyen yatakların tercih etmesi önemli” uyarısında bulundu.

Alerjik Hastaya Yaklaşım

Alerjik rinite neden olan etkenlerden uzak durmanın ve ilaçların tedavinin temelini oluşturduğunu söyleyen Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alerjik reaksiyona neden olan alerjenleri tespit etmek amacı ile deri testleri ya da kan testleri istenebiliyor. Testler hangi maddeye karşı alerji olduğunu ortaya çıkarıyor. Tedavi planlamasında hastanın özelliklerine, muayene bulgularına ve şikâyetlerinin ciddiyetine göre farklı tedavi protokolleri uygulanıyor. Antihistaminikler ve kortizon içeren spreyler tedavide en sık kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor. Hastalığın belirtileri detaylı değerlendirilmeli ve ilaç dozu bu belirtilere göre belirlenmeli. Tedaviye başlandıktan sonra da hasta 3-4 haftada bir kontrol edilmeli.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz