Kaynak: http://www.neolife.com.tr/

Neolife Tıp Merkezi

Kemoterapi nedir?

Kemoterapi ilaç kullanımı yoluyla kontrolsüz çoğalan ve istenmeyen kanserli hücrelerin yok edilmesidir. Cerrahi ve ışın tedavisi (radyoterapi) ile birlikte tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. Pek çok kemoterapi türü vardır, kemoterapi sırasında hissettikleriniz bir başkasının deneyiminden çok farklı olabilir.

Kemoterapi kim tarafından uygulanır?
Kemoterapi ile ilgilenen bilim dalına medikal onkoloji veya tıbbi onkoloji, bu alanda çalışan doktora medikal onkolog (tıbbi onkolog) denir. Medikal onkoloji ayrı bir uzmanlık dalıdır; medikal onkolog tümör tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir iç hastalıkları uzmanıdır. Tümör tedavisi bir ekip işidir ve mutlaka bu ekibin tüm üyelerinin bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, cerrah ve radyoloji uzmanı bu ekibin vazgeçilmez elemanlarıdır. Kemoterapi uygulaması bu konuda deneyimli ve eğitimli kemoterapi hemşireleri tarafından yapılır.

Kemoterapi uygulamasında amaç nedir?
Tümörün cinsine ve hastanın özelliklerine göre değişik nedenlerle kemoterapi uygulanabilir.
Tümörü tamamen yok etmek ve hastayı iyileştirmek için,
Tümörün yayılmasını engellemek veya gerilemesini sağlamak için,
Tümörün sebep olduğu belirtileri yok etmek için kemoterapi uygulanır.
Kemoterapi tek başına, ya da başka tedavilerin yanı sıra verilebilir. Diğer tedavilerin daha faydalı olmasına yardımcı olabilir. Kemoterapi, ameliyattan önce veya sonra, radyoterapi sırasında, öncesinde ve sonrasında verilebilir, ya da kemik iliği hücre transplantasyonundan önce yapılabilir.

Kemoterapi ilaçları nelerdir?
Kemoterapide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bunların bir kısmı tümöre doğrudan etkili kemoterapötik ilaçlar ve hormonlar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici biyolojik ajanlardır. Bazı ilaçlar ise tümöre doğrudan etkili ilaçların yan etkilerini azaltmak veya yok etmek amacıyla kullanılır.

Kemoterapötik ilaçlar nasıl etki ederler?
Uygulanan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda dağılır. Tümör hücrelerinin büyümesine ve çoğalmasına engel olarak tümörün ölümüne neden olurlar. Diğer taraftan bu ilaçlar vücudumuzda bazı yerlerdeki normal hücreleri de etkileyerek çeşitli yan etkilere yol açarlar. Bazı hormon ve hormon karşıtı ilaçlar da aynı yolla tümör hücrelerini öldürür ve özel bazı tümör tiplerinin tedavisinde kullanılır. Bunlar dışında yukarıda sözü edilen birtakım biyolojik ajanlar hem tümör tedavisinde, hem de yan etkilerin önlenmesinde kullanılabilir. Bu maddeler genellikle vücutta normalde var olan bağışıklık sistemini çalıştırarak tümör hücrelerine karşı savaşı ve vücut direncini sağlayan maddelerdir. Tümör tedavisi sırasında dışarıdan da verilerek etkileri güçlendirilir.

Kemoterapi nasıl verilir?
Kemoterapi aşağıdaki yollardan biriyle verilir.
Damar içine enjeksiyon yolu ile (en sık kullanılan yöntem)
Ağızdan hap, kapsül ya da tablet şeklinde
Cilde sürülecek bir krem formunda
Vücut boşluklarına doğrudan uygulama
Birçok ilaç sindirim yolu ile emilemediği için damar yolu ile verilmektedir. Damar yoluyla verilen ilaçlar dolaşıma hemen katıldığı için etkileri çabuk olmaktadır. Bazen ilaçların uygulanmasında iki ya da üç yol birlikte kullanılır. İlacın nasıl verileceği doktor yada hemşireniz tarafından anlatılacaktır. Size verilen tedavide doktorunuza danışmadan değişiklik yapmayınız.

Kemoterapi ne zaman verilir?
Üç veya beş gün üst üste, haftada bir, iki haftada bir, üç haftada bir ya da ayda bir kemoterapi alabilirsiniz. Tedavi periyotlarını, kemoterapi görmediğiniz istirahat dönemleri izler. Bu dinlenme dönemi, bedeninize sağlıklı hücreler üretmesi için şans verir.
Tedavi uygulama süresi ve sıklığı hastalığınızın ve sizin durumunuza göre özel olarak seçilen kemoterapi şemasına bağlıdır. Tedavi ile elde edilen cevaba ve oluşan yan etkilere göre süre ve sıklık doktorunuz tarafından değiştirilebilir. Genellikle en sık kullanılan aralar 3 veya 4 hafta olmakla birlikte bazı tedavi şemalarında haftada bir veya iki haftada bir uygulamalar da vardır. Tedavinin mümkün olduğu kadar düzenli ve yan etkilerin izin verdiği ölçüde zamanında yapılması önemlidir. Tedavi aralıkları gereksiz uzatıldığında tümöre kendini toparlama ve ilaçlara direnç kazanarak daha da güçlenme şansı verilmiş olur. Bu şekilde tümör büyümeye ve yayılmaya devam eder ve tedavi başarı şansı azalır. Kemoterapi randevularınız konusunda kesinlikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmayın. Herhangi bir nedenle (aile sorunları, parasal sorunlar vb.) tedaviyi bırakmadan önce mutlaka doktorunuzla konuşarak sorunlarınızı anlatın ve yardım isteyin. Tedavi günlerine mutlaka uyun. Kendinizi iyi hissetmediğiniz gerekçesi ile asla kendiliğinizden tedavi gününüzü değiştirmeyin, ve evde kullanmak zorunda olduğunuz ilaçları almamazlık etmeyin.

Kemoterapi sırasında başka ilaçlar kullanabilir miyim?
Genel kural olarak kemoterapi başka sebeplerle (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, ağrı kesiciler) ilaç kullanmaya engel değildir. Ancak bu ilaçlar konusunda doktorunuzla görüşmeniz şarttır. Tedavi sırasında aspirin içeren ağrı kesici ve ateş düşürücüler almayın. Hastaneye yatmak için gelirken bu tür ilaçlarınızı yanınızda getirin.

Sıradışı kanser tedavileri
Aile ve yakınlarınız tümör tedavisi aldığınızı öğrendiklerinde size, hastalığınıza iyi geldiği söylenen çeşitli yiyecek, vitamin ve ilaçlar almanızı önerebilirler. Bu tür öneriler sıklıkla televizyon, gazete ve dergilerde abartılarak bahsedilen tedavilerdir. Maalesef bunlar genellikle kesin veya tam olmayan bilgileri içerir. Söylenen yüksek iyileşme oranlarının sağlam bilimsel kanıtları genelde yoktur. Tümör tedavisinde gerçek ilerlemeler temel tıp buluşlarının (yeni ilaç ve yöntemlerin) klinikte uzun süre denenmesi ve geliştirilmesi ile sağlanır. Herkese önerilmeden önce dikkatli çalışmalar yapılması şarttır. Etkisi ispat edildiğinde dünyanın dört bir yanındaki hastalar için kullanıma sunulur. Eğer bu tür tedavileri kullanmayı düşünüyorsanız veya kullanıyorsanız doktorunuza haber veriniz.

Tedavi sırasında nasıl hissedeceksiniz?
Her insan ve her tedavi farklıdır, dolayısıyla nasıl hissedeceğinizi kestirmek kolay değildir. Bazı kişiler normal yaşantılarına devam ederken, diğerleri daha yorgun hissedebilirler. Günümüzde, kemoterapinin yan etkilerinden çoğu kontrol edilebilmektedir.

Kemoterapinin yan etkilerinin değerlendirilebilmesi için gerekli tetkikler nelerdir?
Kan sayımı
Kemik iliği tarafından yapılan ve mikroplarla savaşan beyaz kürelerin (lökosit), oksijen taşıyan hemoglobinin ve pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı durduran trombositlerin sayılarını gösteren bir tetkiktir. Kemoterapi ilaçlarının çoğu kemik iliği üzerine baskılayıcı etki yaptığı için genellikle her ilaç tedavisi gününden önce, bazen ise her hafta kan sayımı yapılması gereklidir. Kan hücrelerinizin miktarı belirli ölçüler içinde olmazsa kemoterapi alamazsınız. Bazı durumlarda tedaviniz ertelenebilir, bazı durumlarda ise kan ürünleri verilerek kan sayımınız istenen düzeye yükseltilebilir. Daha sonraki kemoterapi kürlerinde bu yan etkinin en aza indirilebilmesi için size gerekli olan destek tedavileri önerilecektir.

Biyokimyasal kan testleri
Hayati organlarımızın normal olarak işleyip işlemediği kanda bakılan üre, kreatinin, şeker, karaciğer enzimleri gibi bazı biyokimyasal değerlerle anlaşılır. Her kemoterapi ilacının yan etkisi değişiktir. Doktorunuz sizden kullanılan kemoterapinin türüne göre değişik biokimyasal testler isteyecektir. Bunları genellikle kemoterapi gününden 1 gün önce veya belirtilen tarihte mutlaka yaptırdıktan sonra randevunuza geliniz.

İdrar tahlili
Böbrek, mesane ve idrar yollarınızda herhangi bir sorunun olup olmadığı taze idrarda ve bazen de 24 saatlik idrarda bakılan bazı testlerle anlaşılabilir. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde bu tetkiki yaptırmanız gerekir.

Kemoterapi niçin yan etki yapar?
Kemoterapi ilaçları istenmeyen hücreleri yok ederken vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal vücut hücreleri kemik iliği, mide-bağırsak sistemi ve saç kökü hücreleri gibi en hızlı bölünen hücrelerdir. Bu nedenle en sık rastlanan yan etkiler yorgunluk, bulantı, kusma ve saç dökülmesidir.
Yan etkiler kullanılan ilaca sizin vücudunuzun bireysel tepkisidir. Bu nedenle her hasta için belirli bir yan etkiye ilişkin bir tahminde bulunmak güçtür. Bir kemoterapi uygulaması sonrası gözlemlediğiniz bir yan etkinin bir sonraki uygulama sonrası aynı olmadığını görebiliriz.

Kemoterapinin yan etkileriyle nasıl başa çıkacaksınız?
Kemoterapinin bir çok farklı yan etkisi olabilir: Halsizlik ve yorgunluk hali, kansızlık, iştahsızlık, kanama, kabızlık, ishal, saç dökülmesi, enfeksiyon riskinin artması, hafıza değişiklikleri, yutkunma zorluğu, bulantı ve kusma, kas ve sinir sistemindeki değişiklikler, ağrı, cinsellik ve üreme sistemindeki değişiklikler, cilt ve tırnaklarda değişiklikler, ödem ve idrar değişiklikleri, kemoterapinin olası yan etkileridir. Sıralanan yan etkiler bütün hastalarda görülmeyeceğinden yan etki listesinin uzun olmasından ötürü endişeye kapılmanıza gerek yoktur.

Bu yan etkilerle başa çıkmak için alınabilecek ortak önlemler vardır:
Aç olmasanız bile sık ve az yemek yiyin, üç ana öğünü ara öğünlerle destekleyin. Günde toplam 5 ila 6 öğün yiyin.
Çoğumuzun günde en az 8 bardak sıvı alması gereklidir. Su ve suyla seyreltilmiş meyve suları iyi seçeneklerdir.
Sigara ve alkol kullanmayın.
Günlük giyiminizde rahat ve bol kıyafetleri tercih edin.
Tedavi sırasında, bulaşıcı hastalığı olan ve enfeksiyon taşıyan kişilerden uzak durun. Kalabalık ve havasız ortamlardan kaçının.
Vücut temizliğinize dikkat edin. Hijyen kurallarına uyun.

Eğer kendinizi yorgun ya da zayıf hissederseniz aşağıdaki önerileri deneyin:
Enerjinizi idareli kullanın. Her gün, yapılması gerekli olan en önemli işlere öncelik verin ve sadece bunları yapın.
Yardım isteyin. Aile ve arkadaşlarınızın yardım tekliflerini değerlendirin. Doktora gitmenize, alışveriş yapmanıza, yemek pişirmenize yardım edebilirler.
Dinlenme zamanlarını hafif aktivitelerle dengeleyin:
Her gece en az 8 saat uyuyun.
Gün içinde kestirin. Gün içi kestirmelerinizde 1 aatten az süreyle uyumak en iyisidir. Yatakta uzun süre geçirmek kendinizi daha da yorgun hissetmenize sebep olabilir.
Kısa yürüyüşler gibi hafif aktiviteleri her gün 20-30 dakika süreyle yapmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.
Fizyoterapist eşliğinde yapacağınız rehabilitasyon uygulamaları, varolan kuvvetinizi korumaya ve kaybettiğiniz yetileri yeniden kazanmaya yardımcı olabilir.

Dikkat!
Ara kan sayımlarında hemoglobin miktarınız 7 gr’ın altındaysa, yorgunluğunuz giderek artıyorsa, bilinç bulanıklığı oluşursa doktorunuza başvurun.

Doktorunuzun haricindeki kişilerin verdiği tavsiyelere kulak asmayın. Herhangi bir ilaç, vitamin ya da şifalı bitki almadan önce doktorunuza danışın. Bunlardan bazıları kemoterapinin işleyişini değiştirebilir. Kemoterapinin yan etkilerle başa çıkmak için alınacak ortak önlemlerin yanı sıra, aşağıda belirtilen durumlara özel başa çıkma yöntemleri de bulunmaktadır.

Kansızlık (Anemi)
Anemi, vücudun yeterince alyuvara sahip olmamasıdır ve kendinizi yorgun, halsiz ya da zayıf hissetmenize ve göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi belirtilere de sebep olabilir.
Yukarıdaki ortak önerilere ek olarak, yediklerinize ve içtiklerinize dikkat edin:
Yüksek protein değeri taşıyan yiyecekleri tercih etmeniz gerekebilir. Et, fıstık ezmesi ve yumurta iyi seçimlerdir.
İçinde demir olan yiyecekleri tercih etmeniz gerekebilir. Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak gibi), kuru fasulye ve baklagiller iyi seçeneklerdir.

Hangi yiyecek ve içeceklerin size uygun olduğunu öğrenmek için doktorunuza danışın. Doktorunuz, kan testi sonuçlarınıza göre, ilaç kullanmanızı da önerebilir.

İştahsızlık
Kemoterapi tedavisi sırasında iştahınız azalabilir. Bu durum, kilo kaybına, halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir.

İştahınızı açmak için aşağıdaki önerileri dikkate alın:
Değişik menüler deneyerek yiyeceğe karşı ilginizi hayatta tutun.
Aileniz ve arkadaşlarınızla beraber huzurlu ortamlarda yemek yiyin.
Proteinli yiyecekleri (et, peynir..gibi) tercih edin.Yemek aralarında yüksek kalorili ve proteinli besinleri yemeye çalışın.
Tat alma duygusundaki değişiklikleri önlemek için farklı soslar kullanın.
Eğer yemeğiniz size metalik bir tat veriyorsa, plastik çatal ve kaşık kullanarak bu duyguyu yenmeye çalışın.
İştahınızı kapatan ağız yarası, bulantı gibi sorunlar varsa bunları gidermeye çalışın.
Kendinizi iyi hissettiğiniz dönemlerde besin değeri yüksek gıdalarla beslenip güç toplayın.
İştahınız olmasa da yemek yemeniz gerektiğini unutmayın.

Kanama
Uygulanan kemoterapi ilaçlarına bağlı olarak trombosit sayımında azalma tespit edilebilir. Trombositler azaldığı zaman kanamaya eğilim artar.

Trombosit sayısının düşüklüğünde alabileceğiniz önlemler:
Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç (aspirin ve ağrı kesiciler dahil) almayın.
Doktorunuz izin vermedikçe alkollü içecekler kullanmayın.
Cinsel ilişki kurmayın.
Kendinizi koruyun.
Jilet kullanmayın, elektrikli traş makinesini tercih edin.
Makas, bıçak ve diğer kesici aletleri kullanırken dikkatli olun.
Çıplak ayakla dolaşmayın.
Burnunuzu zorlamadan temizleyin.
Dişlerinizi yumuşak bir diş fırçasıyla fırçalayın. Diş ipi ve kürdan kullanmayın.
Kanama yaratabilecek durumlardan kaçının.
Sivilcelerinizi sıkmayın. Ciltteki yaralarınızla oynamayın.
Yaralanmaya sebebiyet verecek sert sporlardan kaçının.
Makattan alınan fitillerden kaçının, bu bölgede termometre bile kullanmayın.
Kadınlarda tampon yerine kadın pedini tercih edin.

Eğer kanama başladıysa:
Temiz bir havluyla kanayan bölgeye, kanama kesilinceye kadar sıkıca baskı uygulayın.
Eğer cilt altı kanamaları bulunuyorsa;
Bölgeye 20 dakika süreyle buz uygulaması yapın.

Dikkat!
Eğer vücudunuzda morluk oluşuyorsa, kırmızı veya pembe renkli idrar çıkarıyorsanız, siyah veya kırmızı dışkı bulunuyorsa, burun ya da diş eti kanamanız oluyorsa, el ve ayaklarınızda veya vücudunuzun başka bir bölgesinde toplu iğne başı büyüklüğünde döküntüler oluyorsa mutlaka doktorunuza haber verin.

Kabızlık
Dışkılama sıklığınızın her zamankinden daha az olması, dışkının sertleşmesi ve ağrılı ve rahatsız edici olmasına kabızlık denir. Kemoterapi ilaçlarından bazıları, hareketsizlik ve az yemek yemek kabızlığa sebep olabilir. Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmayın. İki günden fazla süreyle tuvalete çıkamazsanız, bu durumu muhakkak doktorunuzla paylaşın.

Kabızlığı önlemek için:
Lifli ve posalı yiyecekleri (tam tahıllı ekmek, müsli, meyve, sebzeler, kabuklu yemişler, kuru bakliyat) tercih edin.
Bağırsak hareketlerini arttırmak amacıyla bol sıvı tüketin. Günde en az sekiz bardak ılık su için. Meyve suyu da içebilirsiniz.
Hafif egzersiz ve 15-30 dakikalık yürüyüşler yapmak da kabızlığınızın giderilmesinde faydalı olacaktır.
Öğünleri hep aynı zamanda yemeğe gayret edin.

İshal
Kemoterapi tedavisi sürecinde dışkılama düzeninizde değişiklikler olabilir. Bu durum bazı sınırlar içerisinde önemsizdir, ancak ishal uzun sürüyorsa veya şiddetli ya da ağrılı ise, mutlaka doktorunuza haber verin.

İshali kontrol altına almak için aşağıdaki önerileri dikkate alın:
Sindirimi kolay yiyecekleri (muz, elma püresi, beyaz pirinç, haşlanmış patates, makarna, beyaz ekmek gibi) tercih edin.
Bol sıvı tüketin. Günde en az 8-12 bardak sıvı (su, elma suyu, açık çay..) tüketmeniz ishal sırasında kaybettiğiniz sıvıları vücudunuza geri kazandırmak açısından hayati öneme sahiptir. Alınan sıvıların çok sıcak ya da çok soğuk olmaması uygundur.
İshaliniz devam ettiği sürece çiğ sebze ve meyveler, lifli yiyecekler (tam tahıllı ekmek, müsli vs.), acı, baharatlı yağlı ve kızarmış gıdalar, çikolata ve gaz yapan yiyecekler ile çay, kahve, alkollü içecekler ve gazlı meşrubatlardan uzak durun.
Doktorunuzun önerdiği ishal kesici ilaçları düzenli olarak kullanın.

Enfeksiyon Riskinin Artması
Kemoterapi, mikroplarla savaşan beyaz kürelerinizi (lökosit) azaltacağı için, kemoterapi tedavisi esnasında enfeksiyon riskinin artışı görülebilir. Alınacak bazı önlemlerle bu riskin azaltılması mümkündür.
El, yüz, ağız ve vücut hijyeninize dikkat edin. Sık sık ellerinizi yıkayın. Duş alabilirsiniz. Su ve sabun kullanın. Gerektiğinde dezenfektan sıvıları da kullanabilirsiniz.
Tırnaklarınızı kökünden kesmeyin, manikür yaptırmayın.
Dişlerinizi sabah ve akşam yumuşak kıllı bir diş fırçasıyla fırçalayın.
Yaralanmamaya özen gösterin.
İdrar kateteri, kolostomi torbası, mide beslenme tüpü, trakeostomi kanülü, port kanülü varsa o bölgenin çevresi temiz ve kuru tutulmalıdır. Bu konuda hemşirenize danışın.
Traş olurken jilet yerine elektrikli makineleri tercih edin.
Yiyeceklerin iyi pişirilmiş olmasına dikkat edin. Dışarıdan alacağınız gıdaların da güvenilir olmasına özellikle dikkat edin, suları kaynatarak için.
Sivilce ve yaralarınızla oynamayın.
Derece ile ateş bakmasını öğrenerek, kendinizi normalden farklı hissettiğinizde mutlaka ateşinize bakın. Ateşiniz yükseldiğinde bol sıvı alın.
Çiğ sebze ve meyveleri yemeden önce çok iyi yıkayın.
Evcil hayvanlarınızın temizliği için bir başkasından yardım alın.
Sonbahar ve kış aylarında artan viral enfeksiyonlara yakalanmamak için toplu taşıtlar ve kalabalık kapalı mekanlardan uzak durun.
Özel eşyalarınızı temiz tutun ve başkalarıyla paylaşmaktan kaçının.
Cildiniz kuruyorsa krem kullanmayı ihmal etmeyin.
Havasız, tozlu ve sigara dumanı olan kalabalık ortamlardan uzak durun.

Hafıza Değişiklikleri
Bazen kemoterapi sırasında, unutkanlık, zihinsel durgunluk, dalgınlık gibi haller oluşabilir. Kafanız karışıyor, kendinizi üzgün ve depresif hissediyorsanız ya da hatırlama ve konsantre olmakta güçlük çekiyorsanız, muhakkak doktorunuza danışın ve önerilerini uygulayın.

Yutkunma Zorluğu ve Ağız Yaraları
Ağız içi ve yemek borusundaki hücrelerin yenilenmemesi, vücudun mikroplara karşı daha duyarlı olması, yetersiz sıvı alımı, ağız bakımının iyi olmaması gibi nedenlerden ötürü kemoterapi esnasında ağız ve boğaz mukozasında mukosit adı verilen yaralar açılabilir. Bu yaralar, enfeksiyon kapmaları halinde büyük tehlike yaratırlar. Bununla ilintili olarak, ağız kuruluğu, çiğneme ve yutkunma güçlüğü oluşabilir. Bazen, eklenen mantar enfeksiyonları da pamukçuk adı verilen beyaz lekelere neden olabilir, boğaz ve ağızdaki hassasiyeti artırabilir.

Bunlarla başa çıkmak için:
Diş ve ağız hijyenine özellikle önem gösterin. Kemoterapiye başlamadan önce dişlerinizde olabilecek muhtemel çürük ve iltihaplar için diş doktorunuza görünün. Kemoterapi başladıktan sonra kanama sorunları olabileceğinden diş bakımı / tedavisi yaptırmanız güç olabilir.
Her yemekten sonra ve yatmadan önce yumuşak bir diş fırçası ile dişlerinizi fırçalayın. Diş macunu olarak florid ve karbonat içeren ürünlerin kullanılması yararlıdır.
Takma dişleriniz varsa gece çıkartınız.
Yumuşak yiyecekleri tercih edin.
Çok sıcak yemekten kaçının.
Ağız ve dudaklarınızı nemli tutun.
Ağzınızı acıtacak asitli, alkollü, acılı yiyecek ve içeceklerden sakının.
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun.
Yutma problemi yaşandığı zaman yutma rehabilitasyonundan fayda görülebilir. Bu konuyla ilgili olarak lütfen rehabilitasyon kitapçığımıza bakınız.Ağzınızı gün boyunca, aşağıda içeriği verilen karışımla çalkalayın ve gargara yapın. Yemeklerden sonra ve yatmadan önce olmak üzere günde 4 kere tekrarlayın.
1 bardak ılık su
1 şeker kaşığı karbonat
1/2 çay kaşığı tuz

Bulantı ve Kusma
Bulantı ve kusma sık görülen yan etkilerdendir. Kullanılan ilaç dozuna, türlerine ve kişisel özelliklerine göre kusma süresi ve şiddeti değişiklik gösterebilir. Doktorunuzun önerisi doğrultusunda bulantı ve kusmayı önleyici ilaçlar alınmalıdır.

Bulantı ve kusma konusunda alınabilecek önlemler:
Tedavi öncesinde aşırı gıda almayın.
Kemoterapi aldığınız gün boyunca hafif ve azar azar beslenmeyi tercih edin.
Eğer sabah bulantınız oluyorsa, yağsız tost, kraker gibi yiyecekleri tercih edin.
Su, taze sıkılmış meyve suyu, soda gibi kafeinsiz sıvıları yemek sırasında değil, yemeklerden 1 saat önce veya sonra içiniz.
Yağlı yiyeceklerden uzak durun.
Yemekten sonra mümkünse hafif yürüyüşler yapın.
Bulantı hissettiğinizde derin ve yavaş nefes alıp verin.
Bol kıyafetler giyin.
Diyetinize uygunsa, naneli, meyve aromalı şeker tüketin.
Sizi rahatsız eden kokulardan (yemek kokuları, parfüm vb.) uzak durun.
Sizi mutlu edebilecek faaliyetlerde bulunun (sohbet etmek, müzik dinlemek gibi).
Doktorunuzu bulantı, kusmanızın şiddeti, süresi ve zamanlaması konusunda bilgi verin. Önleyecek ilaçlarda değişiklik yapabilir.Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
3-4 saat süreyle, saatte 3’ten fazla kusmanız oluyorsa,
Günde 4 bardaktan fazla sıvı gıda alamıyorsanız ve 2 günden fazla gıda alamadıysanız,
İlaçlarınızı kusma nedeniyle kullanamıyorsanız.

Saç Dökülmesi
Saç dökülmesi geçici bir yan etki olarak kemoterapi tedavisinin başlangıcından 2- 3 hafta sonra başlar. Verilen kemoterapi ilacının cinsi ve dozuna bağlıdır. Kemoterapi tedavisinin sonunda saçlar tekrar çıkar. Saç rengi ve yapısında değişiklikler olabilir, ama bu da bir süre sonra kendiliğinden düzelir. Bu durumun ruhsal dengenizi bozmasına izin vermeyin. Peruk, bandana, şapka gibi aksesuarlarla geçici çözümler üretebilirsiniz.

Saç dökülmesi konusunda genel öneriler:
Saç kaybınızı gizlemek için kemoterapiye başlamadan önce size uygun peruk, bandana veya eşarp temin edebilirsiniz.
Saç boyaları, sprey, jöle ve şekil verici aletlerin kullanımından kaçının.

Kas ve Sinir Sistemindeki Değişiklikler
Bazı kemoterapi ilaçları sinir ve kas sisteminde değişikliklere sebep olabilir. Uyuşma, kuvvetsizlik, karıncalanma, kaslarda güç kaybı, el ve ayak parmaklarında yanma görülebilir. Nadiren de olsa eklem ağrısı ve dengesizlik, tutamama gibi yan etkiler de baş gösterebilir. Bunlar genellikle geçici olup, çok nadiren kalıcı semptoma dönüşürler. Bu gibi durumlarda doktorunuza danışın. Kemoterapi öncesi ve sonrası rehabilitasyon uygulamaları bahsettiğimiz kas ve sinir sistemindeki rahatsızlıkların görülme sıklığını ciddi oranda azaltabilir. Doktorunuzun önerisi doğrultusunda, rehabilitasyon uygulamalarından yardım alabilirsiniz.

Kas gücü kaybı olduğu durumlarda:
Delici ve kesici aletlere dikkat edin.
Düşmemek için gerekli yardımı alın, gerekirse baston kullanın.
Durumunuzun izin verdiği düzeyde, konusunda uzmanlaşmış fizyoterapistlerin, şahsınıza özel düzenlenmiş egzersiz tedavilerini uygulayın. Egzersiz yorgunluk halinizi düzenler, genel iyi hissetme hali oluşturur.

Ağrı
Kemoterapi sırasında ağrı oluşabilir. Ağrınız varsa ihmal etmeyin. Eğer ağrınız aldığınız ağrı kesici ile geçmezse, normal hayatınızı engellerse ve artarsa mutlaka doktorunuzla konuşun. Ağrı kesici ilaçlar ve diğer ağrı yönetimi metotları hakkında (fizik tedavi ajanları, akupunktur, masaj) bilgi alın. Ayrıca rehabilitasyon programları ile ağrının kontrolü sağlanabilir. Unutmayın, ağrı kontrol edilebilirdir. Kanser ağrısı ile başa çıkmak ve rehabilitasyon konusunda daha detaylı bilgi edinmek için, lütfen ilgili NeoLife kitapçıklarına bakın.

Cinsellik ve Üreme Sistemindeki Değişiklikler
Kemoterapi ilaçlarının bazıları cinsellik ve üreme fonksiyonlarını etkileyebilir;
Üreme sistemi işlevini baskılayarak, kullanılan ilaca bağlı erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir.
Kadınlarda adet düzensizliği veya kesilmesi olabilir, bu durum kullanılan ilaca bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Kanser tedavisi sırasında hamilelik önerilmez, dolayısıyla korunmakta fayda vardır. Doktorunuza danışarak uygun doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanın.
Normal cinsel hayatınıza devam edebilirsiniz. Kanser, bulaşıcı bir hastalık değildir ve kesinlikle cinsel yoldan bulaşmaz.
Bu konuda daha ayrıntılı bilgi almak için doktorunuza danışın.

Cilt ve Tırnaklarda Değişiklikler
Bazı kemoterapi ilaçları ciltte renk değişimine, kızarıklık, tahriş, kaşıntı, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunlarına yol açabilir. Tırnaklarda renk değişimi ve kırılma oluyorsa, doktorunuza bildirin ve onun önerileri doğrultusunda önlem alın.

Cildiniz için alabileceğiniz önlemler:
Sadece yumuşak sabun kullanın.
Losyon ve krem kullanın, neyi ne zaman kullanmanız gerektiğini hemşirenize danışın.
Alkol içeren parfüm, traş losyonu ve kolonya kullanmayın.
Güneşten uzak durun, güneşlenmeyin. Dışarıya çıkacağınız zaman koruma faktörü yüksek krem ve dudak kremi kullanın. Uzun kollu bluz, pantalon ve şapka giyerek cildinizi güneşten koruyun.
Solaryuma girmeyin.
Cildinize nazik davranın, incitmeyin.
Daha az tıraş olun, eğer cildiniz çok hassas ise hiç tıraş olmayın.
Sivilce olursa cildinizi kuru ve temiz tutun.

Tırnaklarınız için alabileceğiniz önlemler:
Tırnaklarınızı temiz ve kısa tutun. Manikür yaptırmanızın uygun olup olmadığını doktorunuza danışın.
Bulaşık yıkarken, bahçede çalışırken ya da temizlik yaparken mutlaka eldiven kullanın.

Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:
İlaç verilen damarda kızarma, ağrı ve şişlik oluşursa, bu bulgular ilacın damar dışına kaçtığını gösterir.
Tüm vücudunuzu kaplayan kızarıklık, döküntü ve nefes darlığı olursa. Bu bulgular alerjik bir reaksiyon olduğunu gösterir.

Ödem
Kemoterapi ödeme (vücutta su toplanması) sebep olabilir. Bazı kanser türleri de ödeme yol açar. Yüz, kol, bacak, alt karın bölgesinde ödem tespit edildiği zaman mutlaka doktorunuza danışın.

Şişliğin önlenmesinde aşağıdaki önerilerin faydası olabilir:
Rahat, bol giysiler, sıkmayan ayakkabıları tercih edin.
İmkan bulduğunuzda uzanarak ve ayaklarınızı yükseğe kaldırarak rahatlayın.
Aşırı tuzlu gıdalar tüketmeyin.
Uzun süre ayakta kalmayın, fazla yürümeyin.
Lenf ödem durumunda, fizyoterpistler tarafından uygulanan manuel lenf masajı, bandajlama, kompresyon giysileri ve özel egzersiz programlarından faydalanabilirsiniz.

İdrar Değişiklikleri
Kemoterapi ilaçlarının bazıları mesane ve böbreklerin işleyişinde değişikliklere yol açabilir. İdrarda renk değişimi, ağrılı ve kanlı idrar yapma, çok sık idrara çıkma, titreme ve ateş olması durumlarında acilen doktorunuza haber verin. Bol sıvı tüketmeniz bu sıkıntıların atlatılmasında faydalı olacaktır.

Kemoterapi Tedavisi Sırasında Beslenme
Tedavi sırasında iyi beslenmek önemlidir. İyi beslenme tedavinin yan etkileri ile başa çıkabilmeyi, infeksiyondan korunmayı ve dokuların iyileşmesini kolaylaştırır. İyi beslenmek tüm besin öğelerini içeren dengeli bir besin programı uygulamak demektir. Hazmı kolay, bol protein ve vitamin içeren, ishal veya kabızlık yapmayan bir beslenme önerilir.

Kemoterapi tedavisi sırasında beslenmeyle ilgili dikkat edilmesi gerekenler:
Yiyeceklerin iyi pişirilmiş olmasına dikkat edin. Dışarıdan alacağınız gıdaların da güvenilir olmasına özellikle dikkat edin.
Çiğ sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın.
Bazı kemoterapi ilaçlarının etkisini değiştirdiğinden dolayı, tedavi sırasında greyfurt yemeyin.
Bol sıvı alın.
Proteinli besinler (et, balık, kuru bakliyat, yumurta..) tüketmeye gayret edin.
Yağlı yemekler tüketmemeye çalışın.
Haşlama ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterin.

Yorum Yazın

*

© 2012 ·