Miyom Nedir? Miyom Belirtileri Nelerdir?

fıçıçıoğgluProf. Dr. Cem Fıçıcıoğlu
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı
http://www.cemficicioglu.com.tr/

Miyom rahim ve rahim ağzında oluşabilen, düz kas dokusunda gelişim gösteren iyi huylu tümöral yapılardır. Genellikle rahimde ur olarak tabir edilirler. Miyoma, fibromiyoma, fibroid, leiomiyoma, leiomyofibroma gibi isimlerle de tanımlanırlar. Miyomların büyüklüğü toplu iğne başından, bir karpuz büyüklüğüne kadar ulaşabilir. Büyümeleri genellikle çok yavaş olur. Bulundukları yerde tek başına olacakları gibi, sayıca oldukça fazla olabilirler. Her miyom kitlesi miyom çekirdeği (nüvesi) olarak tanımlanır. Bazı durumlarda tek bir miyom çekirdeği büyüyerek, büyük boyutlara ulaşabilir.

Çoğu zaman iyi huylu olmalarına rağmen, çok düşük olasılıkla kansere dönme riskleri bulunmaktadır. Miyom hastalarının yaklaşık % 75 i bundan habersizdir. Kadınlarda görülme sıklığı ise, % 20-25 kadardır. Ancak miyom büyüklükleri değişken olduğundan, daha dikkatli bir incelemede bu oranın daha fazla olacağı düşünülmektedir. Genellikle 30-40 yaş arası kadınlarda ortaya çıkar. Hormon tedavisi görmeyen kadınlarda menopoz sonrası küçülme gösterir. Ergenlikten önce görülme olasılığı ise, oldukça düşüktür.

Miyom Risk Faktörleri ve Nedenleri

Kadın nüfusunun yaklaşık % 20-40 kadarında miyom olduğu düşünülmektedir. Bu oranın yüksek olmasında, kadınların miyomlar, belirtileri ve tedavi seçenekleriyle ilgili yeteri kadar bilgi sahibi olmamasının etkili olduğu varsayılır. Miyom kadınların üreme sisteminde en sık görülen tümörlerden olup, kadınların hepsinde ortaya çıkma olasılığı vardır. Miyomların en önemli risk faktörleri ise;

  • Siyah ırk
  • Hiç doğum yapmamış olmak
  • Genetik yatkınlık olması
  • Obezite

Miyomların neden oluştuğu hakkında kesin bir bilgi olmasa da, bunun hakkında farklı teoriler bulunmaktadır. Bunlar;

Genetik değişimler olması: Çoğu miyom hücreleri incelendiğinde, rahim düz kasındaki genlerde olan kodlama farklılıkları bulunmaktadır.

Diğer faktörler: İnsülin gibi büyüme faktörü olan bazı maddelerin miyomların büyümesini etkilediği düşünülür.

Hormonlar: Rahmi gebeliğe hazırlayan östrojen ve progesteron hormonlarıdır. İncelenen miyom dokusundaki hücrelerde olan östrojen reseptörlerinin normal durumdaki rahim kasından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu etki miyom oluşumunu açıklayabilir. Miyom gelişiminde hormonların bağlantısı olduğuyla ilgili bazı kanıtlar bulunmaktadır. Bunlar;

  • Ergenlikten önce miyom gelişimi nadiren olur
  • Miyomların en fazla görüldüğü dönem, östrojen üretiminin yetersiz olduğu, yumurtlamanın bozulduğu menopozdan önceki kırklı yaşlardır.
  • Menopoz sonrası miyomların hem gelişmesi durur, hem de var olanlarda gerileme olur.
  • Miyomlarla birlikte östrojen fazlalığıyla ilgili olan yumurtlama bozuklukları, hiperplazi yani rahim iç duvarında kalınlaşma, polipler gibi hastalıklar eşlik eder.
  • Kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronu baskılayan ve menopoza benzer bir durum yaşatan ilaçların kullanımında, miyomlarda küçülme olur.
Miyomların Belirtileri Nelerdir?

Miyomların ne olduğu ve belirtilerini anlamak, hastaya en uygun tedaviyi uygulayabilmek için önemli bir unsurdur. Miyomların varlığında hastalarda farklı belirtiler olabilir. Fakat bazı hastalarda ise, herhangi bir belirti olmayabilir. Miyomların gösterdiği belirtiler büyüklüğü ve lokasyonuyla orantılı derecede şiddetli olabilir. Bunlar bazen kişinin günlük yaşamını etkileyecek düzeyde olabilir. Bazı durumlarda ise, kadınlar bundan hiç etkilenmeyebilir.

Kanama

Miyomlarda aşırı menstrual kanama olması en fazla görülen belirtilerden biridir. Submukozal miyomlar en fazla kanama etkisinin görüldüğü türlerdir. İntramural miyomlarda kanama etkisi yapar. Miyomların yerleşimi rahmin içine doğru oldukça kanama oranı fazla olur. Bu belirtilerle birlikte pıhtılaşma sorunları, şiddetli, uzun ve ağrılı adet dönemleri yaşanır. Uterin kanamalarının uzun sürmesi zaman içinde kansızlığa, halsizlik, baş dönmesi, nefes darlığı, baş ağrısı, yorgunluk gibi sorunların yaşanmasına neden olur. Miyomlar adet kanamalarının düzensiz olmasına, adet görememe, adetlerin seyrekleşmesi ya da sıklaşması gibi etkilere sebep olabilir.

Ağrı

Miyomlar her zaman ağrı yapmasa da, miyom dejenerasyonu olduğunda ağrı kaçınılmaz olur. Özellikle saplı miyomlarda uterus kontraksiyonların olması, sapın kendi etrafında dönmesi ya da miyomun enfekte olması gibi durumlarda ağrı meydana gelir. Aşırı büyümüş miyomlarda pelvik sinirlere yaptığı baskıdan bacaklara ve bele vuran ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda ağrının sebebi miyomla birlikte olan adenomiyoz ve endometriyoz gibi lezyonlardır.

Adenomiyoz dış rahim duvarındaki dokunun, rahim duvarı ve destekleyici dokunun orta katmanında büyümesiyle meydana gelir. Dış uterin katmanı adezyona engel olmaktadır. Fakat miyom gelişimi olduğunda, adezyon meydana gelir ve hastada şiddetli ağrı nedeni olabilir.

Endometriyoz endometrial dokunun rahmin dış tarafında olması halinde meydana gelir. Bu ağrılı ve rahatsızlık veren bir miyom belirtisi olabilir. Bu yüzden miyomların teşhis edilmesi ve belirtilerin tespiti için, mutlaka jinekolojik muayene yapılması gerekir.

Miyomların Yaptığı Bası Semptomları

Miyomların varlığında oluşan bası semptomları bunların rektum ve mesane gibi komşu organlar üzerine uyguladığı basıdan meydana gelebilir. Servikse yerleşen miyomlar serum ve kandan oluşan vajinal akıntı, kanama ve ağrılı ya da zor cinsel temas yani disparoni sorunlarına neden olurlar. İdrar torbasına bası yapmış olanlar, idrara çıkma sıklığı arttırır. Bu sorun kişinin günlük yaşamsal faaliyetlerini de etkiler. Miyom yerleşimi idrar yoluna ve mesane boynuna yakın olduğunda, idrar yapamama ve idrar kaçırma gibi sorunların olmasına neden olurlar. Miyomlar böbreklerde kalıcı hasara neden olmadıkça, ameliyatla alındığı takdirde sorunlar çözümlenmiş olur. Miyomların bağırsaklar üzerine bası yapması halinde, karında gerginliğe, kabızlığa, gaz sorununa ve hemoroid problemlerinin olmasına neden olurlar.

Miyom Komplikasyonları

Miyomlar kendileri herhangi bir belirtiye neden olmadığında, bazı komplikasyonların olması sayesinde tanı konulabilir.

Sap üzerinde dönme (Torsiyon): Bu saplı miyomların kendi etrafında dönmesi ve sapının sıkışmasıyla kanlanmanın bozulması sonucunda oluşur. Bu durumda önce venöz dolaşım, ardından arteryel dolaşım tıkanır. Sonucunda damar dışına sızıntı olmaya başlar. Bu kadında ağrıya neden olur.

Enfeksiyon: Bu durum miyomlarda nadiren ülserleşme olup enfekte olmasıyla yaşanır. Kadında ağrı ve kanama olmasına neden olur.

Kanserleşme: Miyomların kansere dönüşmesi konusunda kadınlarda her zaman bir tereddüt bulunmaktadır. Ancak bu durum oldukça nadir görülebilir. İlerleyen dönemlerde miyomlar sarkom türü kanser yapabilirler. Ancak bu konuda çoğu araştırmacı kanserin miyomdan bağımsız şekilde geliştiğini düşünür. Buna rağmen takip altında olan miyomun aniden büyümesi, yumuşama göstermesi ve ağrıya, ateşe neden olması halinde, mutlaka incelenmesi gerekir. Özellikle menopoz dönemine giren kadınlardaki miyomlarda olan değişimler iyi takip edilmelidir.

Karında sıvı birikimi: Bu daha çok saplı subserozal miyomların karın zarını tutması ve karın boşluğunda sıvı birikimiyle oluşur. Miyomların nadiren bu etkiye neden olduğu bilinir.

Karın içi kanama: Miyom üzerinde bulunan damarlar nadiren yırtılarak bu durumu yaşatabilirler.

Rahmin ters düz olması:  Saplı submukozal miyomların rahmi aşağı tarafa çekmesine bağlı olarak, rahimin ters düz olmasına neden olmasıdır. Bu hastada oldukça şiddetli sancıya neden olur. Bu olay gerçekleşmeden önce hastada kanama da olur.

Miyomların dejenerasyonu: Bu miyomlardaki normal hücre yapısının değişikliğe uğramasıyla gerçekleşir. Buna sebep olan miyomlardaki beslenme yetersizliğidir. Bu şekilde bozulan miyomlar büyür, ağrılı bir hale gelir. Dejenerasyon atrofi, hiyalen, kistik, kırmızı, miksomaöz, kalsifikasyon ve septik dejenerasyon şeklinde oluşabilir.

Miyom ve Kısırlık

Miyomların kısırlık üzerine farklı şekillerde etkili olduğu düşünceleri bulunmaktadır. Miyomların rahim içindeki tabakayı tahrip ettiğini, gelişmesini önlediğini ve dolayısıyla embriyonun rahme yerleşmesini önleyerek, gebelerde düşüklere sebep olabilir. Büyük boyutlara ulaştığında, yumurtalık kanallarında olan hareketi güçleştirerek, dış gebelik sebebi olabilir. Rahim ağzı pozisyonunun bozulmasına neden olarak, gebeliğe engel olabilir. Rahimdeki şekil bozukluğuna neden olan miyomlarda döllenmeye engel olabilir. Gebelik dönemindeki hormon değişimleri, özellikle östrojen hormonu yükselmesi miyomların büyümesine ve düşük, erken doğum gibi olumsuzluklara neden olabilir.

Miyom ve Gebelik

Gebelik döneminde miyom görülme oranı bölgelere göre farklılık göstermektedir. Miyomlar gebelik üzerinde etkili olurken, gebelikte miyomlar üzerinde etkili olmaktadır. Gebelikte miyomu olan kadınlarda erken doğum, düşük olasılığı, plasentanın erken ayrılması gibi etkiler, miyomu olmayan kadınlarla kıyaslandığında daha yüksek oranda gerçekleşmektedir. Miyomların kadında fazla sayıda olması, submukozal miyomların varlığında, gebelikte bu tür olumsuzluklar daha fazla görülür. Miyomlar özellikle gebeliğin 16-20 haftalarında etkili olabilen ağrılara neden olabilir. Bu tür ağrıların şiddeti basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Miyomlar gebelerin çoğunluğunda süreci olumsuz olarak etkilemeyen etkilere neden olur. Gebelik sırasında miyomların çok hızlı büyüdüğü inanışının doğru olmadığı hakkında yapılan çalışmalar bulunmaktadır. Gebelikte büyüme gösteren miyomlar, bunu ilk üç ay içinde gösterirler. Miyomların gebelik üzerinde de bu tür etkileri bulunmaktadır. Özellikle tüp bebek tedavisi görecek çiftlerde, bu risk alınmak istenmediğinden tedavi öncesinde miyomların alınması gündeme gelmektedir. Bu tüp bebek tedavisinde rutin bir çalışma haline gelmiştir.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz