Akciğer Kanserinde Erken Teşhis

Kaynak: http://www.neolife.com.tr

Akciğer kanseri tüm kanser türleri arasında erkeklerde ölüme sebep olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür. Dünyada her yıl yaklaşık 1.3 milyon kişi akciğer kanseri sebebiyle ölmektedir.  Fakat yeni geliştirilen tedavi yöntemleri ile ortalama yaşam süresi ve kalitesi artmıştır.

Akciğer Kanseri Türleri
Akciğer kanseri, farklı hücre türlerini temsil eden ve farklı tedavi gereksinimi duyan iki ana gruba ayrılır. Her iki grup için de ayrı tedavi yöntemleri vardır:
 Küçük hücre dışı akciğer kanseri (KHDAK)
 Küçük hücreli akciğer kanseri
Küçük hücreli akciğer kanseri daha hızlı ilerleyen ve tanı konulduğunda çoğunlukla uzak metastazları olan kanser tipidir. Hastaların  %85’i KHDAK, % 15 i ise  küçük hücreli akciğer kanseridir.

Akciğer Kanseri Risk Faktörleri
Akciğer kanserinin görülmesini tetikleyen çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. Sigara, puro ve pipo kullanımı, pasif içiciler (tütün dumanına maruz kalanlar), toksik gazlara maruz kalma, asbest, hava kirliliği ve akciğer hastalıkları (geçirilmiş tüberküloz) bu hastalığa yakalanma riskini arttıran faktörler arasında yer almaktadır.

Bir kere akciğer kanseri olan kişinin bu hastalığının  tekrarlama riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğer kanserine zemin hazırlayan bazı riskli meslekler de bulunmaktadır. Madenciler, tekstil, izolasyon, plastik- sanayi, petro-kimya, boya, maden ve kaynak ile tersanede çalışan kişiler bu grupta sıralanabilir.

Akciğer Kanseri Tanısı
Akciğer kanseri bazı kişilerde öksürük, hırıltılı solunum, nefes almada zorluk, göğüs rahatsızlığı olmasına rağmen  erken aşamada  genellikle dikkate değer bir belirti ortaya çıkarmaz. Hastaya farklı nedenlerle göğüs filmi ya da CT taraması yapıldığında tesadüfen teşhis edilebilir. Akciğer kanserinin varlığını gösteren bazı belirtiler şunlardır:
 Geçmeyen öksürük
 Hırıltılı solunum
 Göğüs rahatsızlığı
 Nefes darlığı
 Balgamda kan bulunması (akciğerden gelen mukuslu öksürük)
 Ses kısıklığı
 İştahsızlık
 Nedeni belli olmayan aşırı kilo kaybı
 Çok yorgun hissetme

Doktorunuz akciğerinizde bir kitle olup olmadığını anlamak  için bir veya birden fazla test isteyecektir, örneğin göğüs filmi çekimi, akciğer filmi ya da akciğer tomografisi gibi. Eğer akciğerinizde  bir anormallik olduğunu tespit ederse , biyopsi öncesinde PET/BT ile bu kitleyi değerlendirecek ve kitlenin yapısının tespit edilmesi için  biyopsi isteyecektir. Biyopsi için  akciğerdeki şüpheli bölgeden doku örneği çıkarılır ve hastalığı tanımlamak için mikroskop altında incelenir. Yakındaki lenf düğümlerinden de doku örneği alınabilir.

Biyopsi Yöntemleri;
 Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüpün ağızdan sokularak hava yollarının incelenmesi esasına dayanır. Şüpheli ya da tümör bölgesine yakın bronş mukozasından küçük bir doku parçası alınır.
 İğne Aspirasyonu: Göğüs duvarından tümör bölgesine doğru bir biyopsi iğnesi sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir . Bu işlem radyolojik görüntüleme eşliğinde yapılır.
 Torasentez: Bir biyopsi iğnesi kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan örnek alınmasıdır.
 Torakotomi: Doğrudan tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır.Biyopsi sonucu hastanın akciğer kanseri olduğu belirlenirse testler uygulanarak kanserin ne kadar yayıldığı (evresi)  araştırılır.

 Akciğer Kanseri Evreleri
Evreleme; kanserin yayılımını tanımlamak için kullanılan  genel kabul görmüş bir terimdir .
Evreleme için;
 BT – Bilgisayarlı Tomografi
 MRG – Manyetik Rezonans Görüntüleme
 PET /BT  – Pozitron Emisyon Tomografisi
 Bilgisayarlı Tomografi
 Kemik sintigrafisi
 Mediastinoskopi / Mediastinotomi: her ikiside girişimsel işlemler olup kanserin göğüs kafesi içindeki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.
Gibi yöntemlerden faydalanılır.

Küçük hücreli akciğer kanseri  için evreleme sınırlı ve yaygın hastalık olarak yapılır.  KHDAK için ise dört evre vardır.
Evre 1 ve 2’de lokal hastalıktan söz ederken, evre 3 ve 4’te lenfatik sisteme ve kan yoluyla uzak organlara yayılım vardır.
Evreleme, hastalar için en iyi tedavi planını belirlemede kullanılan önemli bir adımdır.

 Akciğer Kanseri Tedavisi
Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) :Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Bu grup akciğer kanserinde, cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve bulguları kontrol etmede kullanılmaktadır.

Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK): Birçok vakada hastalık, tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmış durumdadır. Bu nedenle  cerrahi tedavi, küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için genellikle kemoterapi uygulamasını tercih ederler. Kemoterapi içeren tedavi de, akciğerdeki kanserler veya vücudun diğer bölümlerindeki kanserler hedeflenerek uygulanabilir. Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi, orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde kanser oluşmasını engellemek için verilir.

Tümörün büyüklüğüne, yayılımına ve patolojik tipine bağlı olarak aşağıdaki tedavilerden biri veya birden fazlası kullanılabilinir:

 Cerrahi tedavi (Akciğer kanserinin ameliyatla çıkarılması)
 Kemoterapi (ilaç tedavisi); neoadjuvan (cerrahi öncesi) ve adjuvan (cerrahi sonrası)
 Radyoterapi (ışın tedavisi)

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz